Yaptırım haberlerinin etkisi teğet geçti sanıyoruz, ama…

Avrupa Birliği (AB) tarafından geçen hafta Türkiye’ye yönelik açıklanan yaptırım kararları ile ABD’nin yaptırım açıklamaları Türk piyasalarını …

Avrupa Birliği (AB) tarafından geçen hafta Türkiye’ye yönelik açıklanan yaptırım kararları ile ABD’nin yaptırım açıklamaları Türk piyasalarını beklendiği kadar derinden sarsmadı. Bu konuyu
DW Türkçe’ye değerlendiren Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya’ya göre, piyasaların “yaptırım” kararlarıyla sarsılmamasının en önemli nedeni ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik yumuşak açıklamaları.

“Temmuz ayı Türkiye piyasaları için adeta ‘Trump ayı’ oldu” diyen Kaya, Trump’ın G-20 Toplantısında Türkiye’ye yönelik verdiği olumlu mesajlar ile birlikte piyasalar adeta ralli yaptığını söylüyor. Yunus Kaya, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması sonrasında bile Trump’ın “Türkiye’ye yaptırım düşünmüyorum” diyerek CAATSA yaptırımları konusunda tedirgin olan piyasaların ateşini düşürdüğüne işaret ediyor.

Bundan sonraki süreçte ABD Kongresi’nde Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanması kararı alınsa bile, Trump’ın bu yaptırımları 180 gün erteleme hakkını kullanacağı beklentisinin ağırlık kazandığını dile getiren Kaya, “Bazı yaptırımlar yürürlüğe girse dahi, bunların 12 maddelik CAATSA yaptırımlarının en hafifleri olması bekleniyor” diye konuşuyor. AB tarafında ise Türkiye’ye yönelik açıklanan yaptırımların “hafif atlatıldığını” söylüyor.

AB ülkeleri ile karşılıklı ticareti engelleyecek bir yaptırım kararı olmamasının piyasalar açısından olumlu karşılandığını kaydeden Kaya, “Dolayısıyla hem AB hem de ABD yaptırımlarına baktığımız zaman, her iki tarafın da Türkiye’ye şu aşamada nazik davrandığını söyleyebiliriz. Bu da piyasaların S-400 ve Doğu Akdeniz gerilimine sert bir tepki vermesinin önünü şimdilik kesti” değerlendirmesinde bulunuyor.

“Orta ve uzun vadede kötü etkileyecek”

Piyasa oyuncuları şimdilik gidişattan memnun olsa da, ekonomistlere göre AB ve ABD gibi iki önemli siyasi ve ticari partneri ile kavgalı bir Türkiye’nin ekonomide düze çıkması zor.

Aram Ekin Duran’ın haberinde görüşlerine yer verilen İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Günçavdı, Türkiye’nin dış politikada yaşadığı değişimlerin ekonomide etkilerini görmenin kaçınılmaz olduğu görüşünde. Batı ile ilişkileri zayıflayan bir Türkiye’nin büyüme performansının orta ve uzun vadede olumsuz etkileneceğini dile getiren Prof. Günçavdı, “Türkiye ihtiyaç duyduğu kaynaklar açısından dışa bağımlı bir ekonomi ve ABD ile AB’den uzaklaşan bir Türkiye, sermaye girişleri açısından daha da zayıflayacak. Bu durum zaten giderek kötüleşen büyüme performansına olumsuz yansıdıkça, giderek daha da büyüyen işsizlik ve gelir dağılımı sorunu da artacak” diye konuşuyor.

Bununla birlikte yaptırımlar nedeni ile döviz kurları üzerindeki baskının da süreceğini ve bu durumun enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam edeceğini anlatan Günçavdı, “Türkiye’nin ihracattaki en büyük ortağı olan AB ve dünyanın en önemli pazarı olan ABD ile ilişkilerinin bozulması, iç talebin durma noktasına geldiği bugünlerde tek çıkış yolu olan ihracata da darbe vurabilir” uyarısında bulunuyor.

“AB’nin etkisi daha derin olacak”

Türkiye’nin çok önemli bir NATO projesi olan F-35 programından çıkarılmasının geçen yaz yaşanan Rahip Brunson krizi kadar döviz kurlarında etki göstermediğine işaret eden İstanbul Kültür Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın ise, “Ekonomide AB’nin etkisi ABD’den daha derin olacak” diyor.

Son dönemde Türkiye ile ABD arasında kurulan yakın ilişkilerin ciddi bir yara aldığını, ancak şimdilik ABD yaptırımlarının askeri alanda yoğunlaştığını ve ticareti etkilemediğini kaydeden Prof. Alçın, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“AB’nin yaptırımlarının ekonomi üzerinde daha derin etkileri olabileceğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin en büyük dış ticaret partneri olan AB ve özellikle Almanya ve İngiltere gibi ülkeler ile ticaretin gerilemesinin yıkıcı etkileri olur. Avrupa Birliği, yakın gelecekte İpek Yolu projesi üzerinden mal ihtiyacını Türkiye dışındaki ülkelerden karşılamaya başlarsa, Türkiye ekonomisinde ağır kayıplar yaşanır.”

Kredi-Sorgulama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

QNB Finansbank:  Hazine’den program tanımlı bütçe verileri açıklandı

Çar Ağu 14 , 2019
<br /> QNB Finansbank uzmanları Erkin Işık ve Deniz Çiçek Tarafından Hazırlanan Günlük Bülten’de TCMB analitik bilançosu ve merkezi bütçe hakkında ...